DIŞ TİCARETTE ERKEN UYARI SİSTEMLERİNİN ÖNEMİ


26 Kasım 2021

DIŞ TİCARETTE ERKEN UYARI SİSTEMLERİNİN ÖNEMİ

1990’lı yıllardan itibaren Dünya ticaretinde ismini sıkça söz ettiren Hiper Rekabet koşulları konusu, 2021 yılında 18 trilyon dolar civarında olması beklenen dünya ticaret hacminin 2022 yılında daha büyük bir artışa paralel olarak büyük bir ivmelenme göstermesi beklenmektedir. Dünya tarihinin ilk zamanlarında ticaretin komşular arası takası, bir süre sonra ülkeler arasında panayırlara ve ilerleyen vakitlerde ise fuarlara dönmüştür. İhracatta fuar kültürü günümüzde hala etkisini sürdürse de 90’lı yıllardan bu yana yapılan sözlü ve yazılı araştırmalar bunun artık ivme kaybediyor olduğunu göstermektedir. Söz konusu globalleşen pazarlardaki enformasyon sistemlerinin de kullanımının artmasıyla beraber pastadan pay kapmak zorlaşmış ve çok köklü şirketler bile bu alanda varlık gösterirken sorun yaşar hale gelir olmuşlardır. Bunun temel nedeni şirketlerin çoğunun aile şirketi olması ve ilk kuşakların hala yönetimde olmasına ek olarak sonradan gelen kuşakların da isteksiz ve sorumluluk alma bilincine sahip olmamaları olup yeniliğe kapalı ve sistemsel geri bildirim alımlarının eksikliği ile birleşince bu tarz zorlu operasyonlar beraberin bir çok zorluğu da getirmektedir. bu noktada dış ticarette erken uyarı sistemlerinin önemi büyüktür.

Dış ticarette başarı ise sürekli kendini güncel tutma ve Sun Tzu’nun Savaş Sanatı kitabında bahsettiği gibi felsefe her zaman “Kendini bil, çevreni bil, düşmanını bil, bil ki tehlikeye düşme. Kendini bil, müşterini bil, rakiplerini bil, bil ki asla kaybetme.” olmalıdır. Bu 3 ayaklı paradigma ile kurulan bir dış ticaret ağının başarısızlığa uğrama şansı çok azdır.

Hepimiz gençliğimizde Jules Verne’in 80 Günde Devr-i Alem kitabını okumuş ya da duymuşuzdur. İdealist bir insan olan Phileas Fogg’ın 80 gün içerisinde tüm zorluklara rağmen balonda dünyanın bir ucundan diğeri yaptığı seyahati konu alan kitap, aslında dış ticaret ile uğraşmak isteyen firmalar için de motive edici bir özellik taşımaktadır. Başlangıçta ihracat, ithalat, gümrük, lojistik gibi bilinmezlerle başlayan bu serüven GTİP kodu, navlun, ihracatçı birliği üyeliği gibi uçsuz bucaksız terimler ile bambaşka bir mecraya savrulur ve en nihayetinde database’ler ve sektör raporu gibi kaynakların yardımıyla yurtdışı hedef pazar ve müşterilerin tespiti ile son aşamalarına gelir. Ardından pazarlama çalışmalarıyla satış gerçekleştirilmeye ve hedefe varılmaya çalışılır. Tüm yapı taşlarının bir ahenk içerisinde işlemesi nasıl ki balonla 80 Günde dünyanın etrafının dolaşılmasını mümkün hale getirdiyse, şirketler için de dış ticaretteki ihracat ve ithalat operasyonlarının sağlıklı olmasını sağlamaktadır. Bu yolculuk için ise ilk başta dış ticarette erken uyarı sistemlerinin önemi yani tüm kontrollerin eksiksiz yapılması elzem bir durum arz etmektedir.

 Erken uyarı sistemi, tipik olarak yönetimin şaşırmak istemediği faaliyetleri ve konuları vurgular. İyi istihbarat ile dış ticaret operasyonlarının olası iş fırsatlarını arama konusunda oldukça yetenekli olması gerekmese de genellikle tehditlere karşı ağırlıklıdırlar ve genellikle stratejik karar temelinde istihbarat konularının kapsamını ve çeşitliliğini yansıtırlar. Aşağıdaki tablo, tipik bir Erken Uyarı temel istihbarat konuları grubunu göstermektedir.

Tablo 1. Erken Uyarı Sistemlerinin Dış Ticarette Kullanımı

1. Mevcut ve gelecekteki rekabet gücümüzü önemli ölçüde etkileyebilecek olası teknolojik atılım alanları.

2. Üretim yeteneklerini veya ürün geliştirmeyi ve bunların rakipler ve diğerleri tarafından kullanımlarını etkileyen teknolojik gelişmeler.

3. Kilit Tedarikçilerin durumu ve performansı.

► Mali sağlıkları

► Maliyet ve kalite sorunları

► Olası satın alma ve/veya ittifaklar.

4. Ham petrol/bileşenler/vb. tedariğinde olası kesintiler.

5. Sektör tedarik politikaları ve süreçlerinde değişiklik.

6.Müşterilerimizin/rakiplerimizin bize/hizmetlerimize yönelik algılarındaki değişiklik.

7. İşletmemize veya pazarlarımıza olası girişi göz önünde bulundurarak şirketler ve/veya şirket kombinasyonları.

8. Rekabet gücümüzü etkileyebilecek uluslararası siyasi, sosyal, ekonomik veya düzenleyici durumlardaki değişiklikler.

9. Düzenleyici Konular: Yakın vadeli değişiklikler, uzun vadeli eğilimlerdeki sapmalar mevcut düzenleyici rejimleri etkileyebilecek diğer hükümet değişiklikleri, ör. insanlar, politika vb.

10. Rakiplerimiz, müşterilerimiz ve tedarikçilerimiz arasındaki enformasyon akışı ile İttifaklar, Satın Almalar ve Elden Çıkarmalar:

► Sebepler ve bunlara neden olan güçler

► Tamamlanan anlaşmaların nedenleri ve amaçları

11. Büyük rakiplerin Finansal Girişimleri:

► Mevcut finansal stratejilerdeki değişiklikler

► İttifaklar, satın almalar, elden çıkarmalar vb.

12. Başkalarının şirketimizi satın almak için gösterdiği ilgi ve çabalar.

Kaynak: Herring, J.P. (1999). “Key Intelligence Topics: A Process to Identify and Define Key Intelligence Needs”. Competitive Intelligence Review. 10(2), 4-14.

 

Erken uyarı sistemi gibi firmaların iç ve dış ticaretteki operasyonlarını düzenleyen mekanizmalar genellikle şifrelidir, çünkü esas olarak genellikle firma yöneticilerinin önsezileri veya korkularını ifade ederler. Bununla birlikte, bunlar eşit derecede önemlidir ve bu tür bir ön istihbarat akışı, bu korkuların ve/veya endişelerin gerçekleşmesinin erken uyarı işaretlerini keşfederse, başlatılabilecek acil durum planlarının kapsamına kadar temel operasyonel konularının istihbarat izleme faaliyetlerine dönüştürülmesi, potansiyel olarak analiz edilmemiş endişeleri potansiyel iş eylemlerine ve fırsatlarına çevirebilir. Bu da firmaların dış ticaret operasyonlarında sağlam temeller ile ilerlemesini sağlamakla beraber, uzun vadeli sürekli ve kontrollü büyümeyi de beraberinde getirecektir.

Tüm bu gelişmeler ışığında dış ticaret operasyonlarını yönetmek; lojistik, maliyet, işçilik, kalite gibi faktörlerle beraber katma değeri yüksek ürünlerin ihracatı bu bağlamda firmalara büyük karlar getirdiği gibi bu trendi yakalayamayan firmalar için ise başka bir rekabet ligi oluşturmuştur. Günümüzde pencere de kumdan yapılırken, telefon ekranının da hammaddesi kum olduğu gerçeği, sofistike üretimde ülkeler arasında önemli farklılıklar yaratmıştır. Telefon ekranının üretimine giden yolun ise erken uyarı sistemlerinden geçtiği günümüz hiper rekabet koşullarının yadsınamaz bir gerçeği olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebepten ötürü şirketlerin dış ticarette emin adımlarla ilerleyebilmeleri adına Dış ticarette erken uyarı sistemlerinin önemi enformasyon ve erken uyarı sistemlerini verimli ve etkili bir şekilde kullanması çağımızın bir gerekliliği olarak karşımıza çıkmaktadır.